1 Haziran 2013 Cumartesi

Olimpiyatların Oppa Yönü

Amanın a dostlar!
Bugün Türkçe Olimpiyatların da ki öğrencileri gelmişler, parkta böyle panchak panchak bakan bir sürü yabancı potansiyel oppa :D
Dedim Çançiçeği, haydi gidelim belki Koreli gençler falanda vardır diye düştük yollara.
Koreli yoktu ama onu aratmayan birbirinden tatlı insancıklar vardı. 20 ülke falan vardı sanırım, Tayland'dan Endonezya' ya, Bosna Hersek'ten Kırım'a, Somali'den Senegal'a kadar bol bol.
İlk başlarda sahnede Kur'an okudular çocuklardan bazıları, sonra dans ettiler falan.
Biz de aynı çadırların önünden 4-5 kere geçerek öğrencilerle konuştuk, yöresel eşyalarına falan baktık.
Bosna Hersek çadırı zaten mükemmel insanlar barındırarak içinde 1. sıraya oturdu. Bu abilerin hepsi mi sarışın  maviş gözlü olur? Olurmuş, çok da güzel olurmuş. Bir abi* anlatmaya başladı ülkesini,köprü möprü derken (sen sus gözlerin konuşsun modundaydım ben tabii. ) bana bakarak anlatmaya başladı, bende o şokla kalakalmışım tabi, gözümü kırpmadan ona bakıyorum, o da bana bakarak anlatıyor bir seviniyorum mutlu oluyorum bir üzülüyorum çevir gözünü bakma diyorum ama kafa dönmüyor ki kalmış öyle. Bir de gitmiş yüzük takmış parmağına benim başım bağlı dercesine, ama biz onu kızların gazabına uğramasınlar diye görevliler tarafından zorla takdırıldığına yorduk :D
Neyse oradan sürüklenerek ayrıldıktan sonra, şimdi hepsini tam hatırlayamadığımdan ötürü aklımda kalanları anlatacağım, Tayland standına gittik. Aman nasıl şekerler esmer esmer çekik çocuklar, anlattıkça anlatıyor güzelcemen. Şimdi sayacaktım izlediğim Tayland flimlerini konu oluşturacaktım, iki Sawadika falan diyip havamı atacaktım ama utandım. Slaytta oradaki müslümanlarla iligili bir şey çıktı, o da dedi çok az müslümanlar,  %7-8 falan az dedi, bende artar inşallah kardeş dedim, o da biz orada olduğumuz sürece artar dedi dedim nasıl şekersin sen (içimden tabi)! :D
Sonra Çekik kardeşlerimizin olduğu Türkmen standlarına falan gittik, oradan da çok şeker bir yapıştırma kaptık, fotoğraf falan çektirmek istedik ama içten içe biz sıra gelir mi! Bir de kızları, fotoğraf çekinicem diye oğlanın kolunu mu tutan dersin başını omzuna yaslama pozisyonuna mı geçen dersin, görünce yok hacı utanırız biz dedik bize ters dedik kafamıza sıkıp gittik.
Sonra Pakistan, Yemen standlarının oraya gittik kara kaşlı kara gözlü Arap şeyhlerini görünce bu olay çığırından çıkıyor aga, kimseye bir zarar gelmeden uzaklaşalım dedik.
Ve Endonezya standı... En iyi karşılandığımız buydu kesinlikle. Nasıl güzel Türkçe konuşuyorlar nasıl ilgileniyorlar.
Bu kumaştan vardı, dedi bunu köyde falan kadınlar giyer diye, bana da ısrar etti dene diye, bende baktım bunun kolu falan nerde diye soruyordum, sarılıyormuş meğersem, çadırın arkası full erkek çocuğu panchak panchak buraya bakan, dedim kardeş orası kalabalık gelmiyim, o sıkışıklıkta ceketi çıkar bunu sar zor iş. Sonra şu resimde gördüğünüz müzik aletinden vardı, onu anlattı, çaldı sende çal gel dedi, zaten kalabalık dolu insan içeriye girmem ayrı dert isterim ama olmaz dedim giremem oraya.
Sonra bizim yöresel içeceğimiz var dedi ondan ikram edelim dedi.
Bu salatalıklı meyve suyumsu bir şey. İçinde salatalık parçalarıyla ve şekerle birlikte. Kokladım içtim, biz sevdik güzeldi serin serin iyi gitti, sevdik çok güzel dedik sevindi yavrucaklar, bir arkadaşları yapmış  bunu da, içlerinde ki en çekik Endonezyalı oydu :)
Kırımlı, Filistinli kardeşlerimizde (!) vardı.Filistin standına gittik, Çocuğa baktım kafamla selam verdim, hoş geldiniz dedi, sonra elimizde ki salatalık içeceklerimizi gördü, hemen cacık mı dağıtıyorlar dedi, biz de yok içecek Endonezya'dan dedik, ha ma falan dedi. Sonra bir bağırtı koptu yandan, biz de şaşırdık ne diyorlar falan diye o da 'saçmalıyorlar işte' dedi haşin bir tavırla dedim davranma şöyle bayılırım sert erkeklere, kiyaaa! modunda oradan da sürüklenerek ayrıldım.
Şimdi hep gördüğüm yöresel eşyaları değil de muhteşem varlıkları anlattım ama tutamadım kendimi ne yapayım, gitme amacım bu değildi ama gidince de olaylar bu şekilde gelişti, yani ben bir şey yapmadım :D
işte böyle sevgili okuyucularım, hepsi öyle şekerdi ki sarıp sarmalayasım geldi, evde besleyesim geldi onları.Baştan sona kadar hep şu moddaydım:

Ve ağzım da kulaklarımdaydı yine baştan sona kadar açıkçası, biraz fazla arkadaş canlısıydım :D
*Not:Niye abi dediğimi açıklamam gerekirse bu benim bir nevi duygularımı dizginleme metodum. :D Beynime sinyal gönderiyorum ki onlar abi kendine hakim ol manyak düşünceler içine dalma diye. Bunu yaşıtlarıma da çoğu kez acı çekmemek için uyguluyorum :D
Hanijuni

3 yorum:

  1. Bizde Olimpiyatlar bugün, aynı biz de hemen atladık Koreli, Japon, Çinli falan bulma umuduyla. Hatta görevli oldum. Ne yazık ki uzak doğudan bir tek Tayland varmış. Bakalım bizimki nasıl geçecek, merak ediyorum :D
    Bu arada ellerine sağlık, eğlenceli anlatmışsın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yabancı olunca sanırım hepsi saha çok ilgimizi çekti, bütün milletler flower boys oldu bir anda benim için :D Sende bizim gibi çok eğlenirsin inşallah :)

      Sil
  2. O günün first ü " saçmaliyorlar abi " fatma a. :)))

    YanıtlaSil